Temmuz 2016 Elle Park Shin Hye Röportajı

201608091153774073_57a946073f4d5

Soru: 14 yıl önce çıkış yaptın. Kıdemli ya da orta kıdemli oyuncular kadar varsın. Şu zamana kadar kariyerinde özellikle önem verdiğin bir işin oldu mu?

Shin Hye: 20 yaşına girdiğimden beri dahil olduğum tüm projelerin özel anlamı var. Tabiki dizi çıkışım olan “Stairway To Heaven”ın benim için ne kadar anlamlı olduğunu tarif bile edemem çünkü o insanların beni tanıması sağlayan projemdi. 20 olduktan sonra, fikirlerim daha da sağlamlaştı. Fikirlerimi yansıttıkça, aldığım keyif öncekinden daha farklı oldu. Bir film setinde olduğumda, mutlu olabildiğimi, canlı hissettiğimi fark ettim. Ayrıca film setinin kim olduğumu kanıtlayabileceğim yer olduğunu fark ettim. Bu yüzden her bir projem benim için çok önemli.

Soru: Dışarıdan kariyerin başrolleri oynadığında kariyerin sorunsuz görünüyor, ama muhtemelen insanların bilmediği endişelerin ve baş ağrıların oluyordur. Doğru mu?

Shin Hye: Boşluk? İnsanlarla tanışmayı ve yapacak yeni şeyler bulmayı seviyorum. Fakat hiçbir şey yapmak istemediğim bir dönem olmuştu. Ne yapmalıyım? Bir şeyleri nasıl anlamlı hale getirebilirim? Her şey bir şekilde, sanki sürekli aynı rutini yaşıyormuşum gibi hissettiriyordu? Bu şekilde hissediyordum ama çabalayarak bu durumdan sağ çıkmayı başarabildim.

Soru: Bugünkü fotoğraf çekiminin teması “Rapunzel”. Çocukken hangi peri masalı prensesini severdin?

Shin Hye: Bilmem… Çocukken daha çok su tabancaları ve mini arabalarla ilgiliydim, bu yüzden…(gülüyor) Hala pantolon giymeyi etek giymekten daha çok severim. Elbise giymeyi severim ama tuhaf bir şekilde beni utandırıyor. Kaşındığımı hissettiriyorlar.

Soru: İnsanlar eğlence dünyasında uzun zaman bulundularında, bu onların başına vurabilir, “star hastalığı”na yakalanabilirler ya da “prenses hastalığı”na. Ama sana baktığımda, doğal bir his veriyorsun

Shin Hye: Bunu lise arkadaşlarıma borçluyum. Bütün arkadaşlarım benim gibiler. Ve ben de bazı açılardan onlar gibiyim. Çok güzeller ve neşeliler. Bazen 10 metreyi 30 dakikada yürüdüğümüz olurdu çünkü birbirimizi çok fazla güldürürdük.

Soru: Daha çok ne tür insanların yanında olmasına izin verirsin?

Shin Hye: Yaptıkları şeylerden tatmin olan insanlarım var benim, geleceğe odaklı insanlar. İleriye bakan ve hayaller kuran insanlar. Mevcut ekonomi yüzünden, birçok kişinin cesareti kırıldı ve hüsrana uğradı ama çevremdeki arkadaşlarım “Şimdi olmazsa, başka zaman mutlaka zorluklar olur. Yine de şu an iyiyim” dediler. Onlar böyledir. Ajansımdaki insanlar, birlikte çalıştığım ekip böyle. Çevremde hep pozitif düşünen insanlar var, bu sayede her şey olumlu gidiyor, doğal olarak iletişim oluşuyor ve ben kendimi akışa bırakıyorum.

Soru: Her zaman canlandırdığın karakterler gibi neşeli ve olgun görünüyorsun. Hiç hırçınlaştığın olmadı mı ve hatta asi olduğun?

Shin Hye: Hayır, ben gerçek bir ateşim. Patlamaya müsait bir huyum var. Ailemle de çok tartışırım. Bir problem olduğunda, onu hemen çözmeliyim. Bazen, biraz zaman vermek ve beklemek iyidir, ama bu benim yapmakta iyi olmadığım bir şey. Güçlü bir enerjim var, çok ağlarım, çabuk öfkelenirim. Birden fazla kişiliğim var(gülüyor). Yine de çok yönlü karakterde olmak iyi bir şey. İyi bir şey olmasını istiyorum.

Soru: Kişiliğinin farklı yönleriyle ilgili en çok neyi seviyorsun?

Shin Hye: Bana göre bu, en büyük kusurum ve en büyük gücüm. Gerçek şu ki insanları çok seviyorum. Diğer insanlarla birlikte olmayı ve birlikte sevdiğim ama tek başıma yapmakta iyi olmadığım şeyler yapmayı seviyorum. İnsanlar cesur olduğumu düşünüyor, ama bana yakın olan insanlar bilir ki yalnızlığı çok fazla hissediyorum. Kendi başımayken çok fazla düşünüyorum, bu yüzden düşünceler arasında tıkılıp kalmamak için dışarı çıkıyorum. Ata biniyorum, egzersiz yapıyorum, kitabevine gidiyorum.

Soru: Son zamanlarda seni ağlatan bir şey oldu mu?

Shin Hye: Mizacımın üstesinden gelemiyorum ve… sadece kendi istediklerim önemli olsaydı diğerlerinin ne istediği değil. Bunun mizacımın bir parçası olduğunu hissediyorum ve bunu hemen yenmek istiyorum. Öne geçip, işin içindeki insanları geriye iten zorbalar gibi bir yanım var. Merak ediyorum tavrım fazla mı tek yönlü.

Soru: Büyümek hakkında ne düşünüyorsun?

Shin Hye: Seviyorum. Çünkü daha yapmak istediğim ve yapabileceğim bir sürü şey var. Daha çok seyahat etmek istiyorum. Gönüllü olarak çalışırken gittiğim yerlere tekrar gitmek istiyorum. Önceden görüştüğüm arkadaşlarımla tekrar görüşmek istiyorum. Ailemle daha çok vakit geçirmek istiyorum.

Soru: 27. yaşın düşünme şeklinin geliştiği ve kendine güveninin arttığı bir yaş mı?

Shin Hye: Evet. Geçmişte, insanlar hakkımda “sen iyi bir insansın” dediklerinde, sanki beni rahatlatmaya çalışıyorlarmış gibi hissederdim. Fakat dün senaryo okumamızı bitirdikten sonra, ara vermiştik ve Uhm Hyo Sup-sunbaenim dediki “Shin Hye, sen iyi bir çocuksun. Şimdiye kadar seni sadece Tvde görmüştüm, ama şimdi seninle tanışınca, senin gerçekten iyi bir kadın olduğunu görüyorum”. Çok mutlu oldum. Kendi kendime “evet, ben iyi bir insanım. Neden bunu unutup duruyorum? Doyumsuzluğum yüzünden kendimi ihmal ettim.”. Bugünlerde biraz felsefik takılıyorum, ama bu kasıtlı değildi (gülüyor).

Soru: Şu anda 20’li yaşlarında olan diğer insanlara söylemek istediğin bir şey var mı?

Shin Hye: Önceliklerinizi inşa etmekle ve çok çalışmakla çok meşgulsünüz, ama umarım sizi mutlu eden şeyler yapmaya da önem verirsiniz. İlerlemenizi sağlayan şeyler, “Bunu yapmak için çok uğraşıyorum ama şunu yaptığımda yaşadığımı hissediyorum” diyebileceğiniz şeyler…

Soru: Sen hep böyle zevk alacağın anlar yaratarak mı yaşadın?

Shin Hye: Evet, bir şeyi merak edersem, üstüne giderim. O konuda iyi ya da kötü olmam önemli değil. Örneğin, masa tenisi oynamayı öğrendiğim zamanlar, ilk başta zorlanmıştım, topa ilk ve ikinci vuruşumdan sonra, çok eğlenmiştim. “Oh, topa vurabildim, bu yeterli. Net!”. Uzman olmam gerekmiyor. Her boş vakit buluşumda, ata binme dersleri alıyorum. En azından haftada bir deniyorum. Sörf yapmayı öğrenmek istiyorum, ama şimdilik Pacific Ring of Fire için bıraktım. Finansal hususları dışlayamam, ama umarım beni mutlu eden şeylere yatırım yapmayı bırakmak zorunda kalmam. Belli sürelerde kendimi tedavi edebiliyorum. Sevdiğim bir ruj rengi keşfettiğimde, “bu kendim için bir hediye bu sayede yarın daha güzel olacağım.” Diye düşünmek “bunu almalıyım çünkü ihtiyacım var” demekten daha iyi değil mi?

Soru: Bugünkü fotoğraf çekimi Elle Çin’in Ağustos sayısında yer alacak. Asya’da çok sevilen Hallyu yıldızı olma fikri nasıl?

Shin Hye: Bu gerçekten heyecan verici… Çünkü insanlar Avrupa’da ya da öyle rastgele yerlerde beni tanıyorlar. Hayranlarımla buluşmak için sık sık yurt dışına gidemediğim için üzgünüm. Onlar için ne yapabileceğim konusunda düşünüyorum. Bu insanlar beni ne zamana kadar sevecekler bilmiyorum, bu yüzden her dakikayı kıymetli buluyorum. Şimdiye kadar yaptığım işleri seven insanlar var, bu yüzden merak ediyorum acaba sağlıklı bir şekilde “o anı” yaşamak onların beni sevmeyi sürdürmelerini sağlayacak mı?

Soru: Bazen çok uzak geleceğinin nasıl olacağını düşünüyor musun?

Shin Hye: Bu çok yaptığım bir şeydir. Çok fazla düşünmek bir problem… Yani neden yarın ne olacağı hakkında şimdiden düşünüyorum ki? Ah, bu çok yorucu (gülüyor). Hakkında çok düşündüğüm bir şey de “çok fazla hırslı/hevesli olma” mevzusu. Çok fazla genç ve güzel oyuncu var. Bir gün ben de öncü statüsüne ulaşacağım. Böyle bir durumu iyi idare edebilmeyi umuyorum. Ayrıca bir gün harika bir eş ve muhteşem bir anne olmak istiyorum.

Kaynak: @thesunnytown

Çeviri: Lepisteseel@PSHTurkey

BLOGDAN YAZI ÇIKARMAK YASAKTIR!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s