Park Shin Hye Heartstrings Sonrası Röportajı

large

Röportaj boyunca Park Shin Hye bize konuşma ve yüz ifadesi şekilleriyle sevimliliği ile yayılan mutluluk virüsünü aşılamayı sürdürdü. O ‘You’re Beautiful’ dizisinde Go Mi Nam ve ‘Heartstrings’ dizisinde ise Lee Gyu Won ile parlak ve sağlıklı cazibesini gösterdi. Lee Gyu Won gelecekte gideceği yolun gayageum mı yoksa müzikal mi olacağı konusunda kararsız ve ilk aşkı tadan bir üniversite öğrencisi. Park Shin Hye Gyu Won’a olan yakınlık duygusunu kanıtlamış oldu. Rolünü mükemmel şekilde oynuyor ve rolüne kendi bireysel özelliklerini ekliyor. Biz çocuk aktörden yeni neslin Hallyu kraliçesine dönüşen Park Shin Hye ile röportaj yaptık.

Röportajcı(R): Ben dün Jung Yong Hwa ile röportaj yaptım ve o sana iltifat etti.

Park Shin Hye(PSH): O aslında röportajın eğlenceli olduğunu söyledi ve bana iltifat ettiğini de söyledi. Bu yüzden ben de ona ‘Neden bunu yaptın? Ben de senin sırlarını anlatacağım!’ diyerek şikayet ettim.

R: Onu sıklıkla arar mısın?

PSH: Telefonla değil, Kakaotalk ile. Jung Yong Hwa iPad’i ile Kakaotalk da konuşan normal biri.

R: Sen diziden sonra meşgul görünüyorsun. Gönüllü çalışmak için Afrika’ya gittin değil mi?

PSH: Sanırım ‘You are beautiful’dan sonraydı. Her işimin çekimlerini bitirdikten sonra gücümü kaybederim. O role bağımlı olmuşum gibi hissederim. Aktörler çoğunlukla çekimlerini bitirdikten sonra yolculuk ederler, değil mi? Ben de yolculuk edebileceğimi düşündüm ama ondan sonra gönüllü çalışma fırsatları yakaladım. Bu yüzden yolculuk yerine gönüllüğü seçtim. ‘You are beautiful’dan sonra Nepal’e gittim ve bu kez de Ghana’ya gittim. Ulusal Açlık için Kore Yemeği hayır kurumunun onur elçisi olduktan sonra bir kez daha açlık çeken pek çocuk olduğunu öğrendim. Bu yüzden gitmem gerektiğini düşündüm.

R: Çok değerli bir tecrübe olmuştur kesin.

PSH: Ghana’da ki çocuklar çok iyiler. Oraya gittiğim zaman hava yağmurluydu ve yılda iki kez olan gürül gürül akış vardı. Ve diğer kurak mevsim boyunca onların hiçbir şeyi olmuyor… Bu kez ben çocukları yeşilliklerde koşarken görebildim. Her çocuk yetersiz yemekten dolayı çok cılız olmasına rağmen onlar çok hayat dolulardı. O çocukları görmek bana büyük cesaret kaynağı oldu ve samimi hislerle onları kucaklayabildim.

R: Sen ‘role bağımlı olmak’ dedin bu nasıl bir şey?

PSH: Hem Mi Nam hem de Gyu Won çok neşeli ve canlı karakterlerdi. Ve bu yanları bana çok benziyor. Bu yüzden sıkça kafam karışıyordu, Mi Nam mıyım yoksa Park Shin Hye mi diye. Benimle aynı yaşlardaki aktörlerle çalıştım bu yüzden bu benim daha çok kafamı karıştırdı ve bir süreliğine rolüme bağımlı yaptı sanırım.

R: Mi Nam çizgi roman karakteri gibiydi. Mi Nam’ın aksine Gyu Won daha gerçekliğe yakın bir karakter. Bu kısım sana da tanıdık geldi mi?

PSH: Evet, bu doğru. Mi Nam herkesin düşlediği ideal bir karakterdi. İşinde de yetenekliydi. Diğer taraftan Gyu Won’un insanlara şöyle düşündürebilme cazibesi var, “Böyle kızlar da var. Onun gibi birisini tanıyorum!”Ben Gyu Won hakkında şöyle düşünülmesini istedim, “Bu tür kızla çıkmak istiyorum”, “Onun gibi kız kardeşim olmasını istiyorum” ya da “Onun arkadaşı olmak istiyorum”. Böylece Gyu Won’a insani dokunuşlar eklemek istedim ve karakterden memnuniyet de duydum.

R: Kişiliğini ve alışkanlıklarını karakterine yansıttın mı?

PSH: Şey, Gyu Won çok canlı yürüyor… Bunu bazen yaparım ve enerjik bir yüze de sahip olurum…

R: O senin normal yürüme şeklin miydi?

PSH: Bu doğru değil:) Ama öyle yürümek için kendimi zorlamadım. Kameraların önünde gergin oluyordum ama bugünlerde rahatlayabiliyorum. Öncekinden daha doğal oldum. Sanırım başından beri çok fazla tepki şekli ve yüz ifadesine sahibim bu yüzden eşli rollere uyan doğal tepkiler verebiliyorum. Ve bu da Gyu Won’a benziyor.

maxresdefault

R: Gyu Won sıklıkla düşüyor ve kayıyor, dağınık fikirli birisi. Bu özellikler de seni andırıyor mu? Kan grubun A olduğu için seni titiz biri olarak hayal etmiştim.

PSH: Hayır, ben titiz değilim:) Ben çok haylaz olduğum için baş rolü paylaştığım erkek aktörler sıklıkla bana erkek gibi olduğumu söylerler. Kız gibi bir yüzüm var ama daima dolanırım, yalnız başıma yürürüm ve bir şeylere toslarım. Bu yüzden insanlar sıklıkla der ki, “Sen aslen kadınsısın bu yüzden lütfen öyle kal”:) Sanırım iki yüze de sahibim.

R: Gyu Won’un babası ve dedesiyle iyi ilişkisi var. Peki sen bir kız ve torun olarak nasılsın?

PSH: Dizidekiyle aynı. Ben memleketim Gwangju’ya gittiğimde, her zaman dedemin dizinde oturup televizyon izlerim. Ve derim ki, “Dede, acele et akşam yemeği vakti”. Çocukken sık sık annem ve babam arasına yerleşirdim. Ve babam kollarında beni taşırdı. Geçmişteki kadar olmasa da hala bunu yapıyorum. Hala babamı takip ediyorum. O çok uzun. Annemle kavga ettiğimde bazen bunu gidip babama anlatırım.

R: İzleyiciler ‘Heartstrings’ dizisinin ilk bölümünden başlayarak gayageum çalma yeteneğini görebiliyorlar. Gyu Won branşı Kore geleneksel enstrümanı olan gayageum çalıyor. Senin nasıl çalınacağını öğrendiğini  ve hatta pratik yaparken parmaklarının su topladığını duymuştum.

PSH: Ben gayageum çalmayı çekimler başlamadan bir ay önce Seul sanat enstitüsünde bir profesör ile öğrenmeye başladım. Haftada üç kez pratik yaptım. Şimdi bazı notaları çalabiliyorum. Dizide bazı sahnelerde gayageum çalıyorum. Bu sahnelerde duyduğunuz müzik benim tarafımdan çalınan gayageum’ın yeniden oynatılmasından ibaret.^^Başlangıçta parmaklarım su toplamıştı bu yüzden bandaj taktım. Ama atmosferi bozduğu için çıkardım.

R: Karakterin bir müzikal deha. Gerçek hayatta ailen de müzikte yetenekli.

PSH: Babam uzman bir saksafoncu ve annem flüt çalabiliyor. Son zamanlarda babam Pungnap-dong’da uygulamalı müzik pratik dükkanı açtı. Abim elektronik bir gitar grubunda konuk şarkıcı. Orta okuldan beri o gitar çalıyordu ve derslerini ihmal ediyordu.

R: Rollerine her zaman tutkuyla mı hazırlanırsın?

PSH: Evet. Ne olursa olsun baştan sona araştırırım. Bir hafta, bir ay ya da bir yıl sürmesi sorun olmaz. Bıkıp usanana kadar devam ederim ve yeterli olduğunu düşündüğümde yeni bir şeylere meydan okurum.

R: Diziden yola çıkarak Kore geleneksel müziğine ilgi duydun mu?

PSH: Geleneksel müziği her zaman sevmişimdir. Heartstrings setinde 25 telle gayageum çalan üstlerimden birine (Gayageum genellikle 12 telle çalınır) sıklıkla çalmasını istedim ve onu dinledim. Daha önce bale öğrenmiştim. Ve bu kez de Kore geleneksel dansını öğrenmek istedim. Herkes bale öğrenmemi önermişti bu yüzden o zamanlar geleneksel dansı öğrenemedim.

R: İlk bölümde Gyu Won’un şarkı söylediği bir sahne vardı. Tüm dikkati üzerinde topladı. Bu senin üzerinde baskı yarattı mı? Ve şarkıcı olmayı düşündün mü?

PSH: Çekimlerden önce ben kayıt yapmayı çoktan bitirmiştim ve çekimde kaydedilen şarkı oynatıldı. Bu yüzden baskı altında değildim. Ama ‘You are beautiful’ da çok fazla endişem vardı. Şimdilerde şarkıcı olamam. Oyunculuk yeteneklerimi geliştirmeye odaklanmak istiyorum. Şu anda iki zamanlı olarak şarkı söylemek ve oyunculuk yapmak istemiyorum. Bir şarkıcı olarak müzik albümü yapamasam da diziler vasıtasıyla bu yönümü izleyicilere gösterebilmeyi umuyorum. Kim bilir? Belki bir gün Park Shin Hye albüm yayınlar.

11111

R: Tekrar “The day we fall in love” adında OST şarkısı seslendirdin. Pratik yapmak için yeterli zamanın var mıydı?

PSH: Az zaman vardı. Belki 1 ya da 2 gün? Ama OST’nin yapım ekibi ‘You are beautiful’ ile aynı olduğu için (FNC müzik) ve yönetici Han Seung Ho benim tarzımı bildiğinden kayıtlar iyi sonuçlandı. Ben vokal eğitimi alırken biz ses provası da yapmıştık. Sanırım FNC müziğe kaderle bağlandım. Şarkının ritmi iyiydi ama ben kayıtlardayken soğuk algınlığına yakalanmış olduğum için zor zamanlar geçirdim. Çok yazık, daha iyi yapabilirdim… Belki de…

R: Kayıt edilen şarkını dinlediğinde nasıl hissettin?

PSH: Aaa… Bu benim sesim:)

R: Bu senin Jung Yong Hwa ile ikinci kere rol alışındı. O değişmiş miydi?

PSH: İyi bir mantıkla onun büyümüş olduğunu düşünmüştüm. ‘You are beautiful’ Yong Hwa’nın ilk işiydi ve gerçek bir birinci sınıf öğrenciydi. O neyi nasıl yapacağını bilmeden çok zor zamanlar geçirdi. Ama bu sefer zorlandığı şeyleri kolayca yaptı. Bu yüzden onun eskiden tamamen farklı olduğunu düşündüm. Belki o çok fazla eğlence programına çıktığı için şimdi şipşak güce sahipti. Bu yüzden ondan öğrenmem gereken şeyler olduğunu düşündüm. Ne de olsa pek eğlence programlarına çıkmıyorum. Bu nedenle de şipşak gücüm çok yok. Onun rolü öğrenirken ve analiz ederken ki tavrı da çok değişti.

1qa

R: Peki onun insani nitelikleri, onlar değişti mi?

PSH: Hayır, hiç sanmıyorum. Daha öncekiyle aynı. Kibar, hayat dolu ve ortamın havasını değiştiren birisi.

R: Sadece Yong Hwa ile değil aynı zamanda Jang Keun Suk ve Lee Hong Ki ile de ilişkin hala iyi değil mi?

PSH: Evet, onlar benim değerli ortaklarım. Böyle düşünen yalnızca ben değilim, inanıyorum ki diğerleri de aynı düşünüyordur. O zamanlar biz gerçekten tek yürek olarak çalıştık bu yüzden özel bir ilişkimiz var. Elbette ‘Heartstrings’ de aynı.

R: Çekim hatalarını izledim. Sen ve Yong Hwa romantik sahneleri çekerken garip davranıyordunuz. İkiniz çok yakın arkadaş olduğunuz için mi zorlandınız?

PSH: Evet, bu doğru. Aslında o çeşit sahneleri çekmemiz tuhaf. Biz genellikle birbirimizle şakalaşırız. Ben ona bilerek Busan aksanıyla “Hey, kes şunu!” dediğimde, o da aynı aksanla “Sen nesin?” diye cevap verir. Bizim ilişkimiz bu şekilde. Bu yüzden elbette ki kameraların önünde çekingence el ele tutuşmamız tuhaf! Ben ona bir kere dedim ki, “Yong Hwa bu sahne imkansız!”.

R: Hangi romantik sahnede en çok hata yaptın?

PSH: Sanırım Yong Hwa’nın “Bana aşık oldun, değil mi?” dediği sahneydi. Yönetmen “cut” dediğinde her set elemanın tepkisi şöyleydi, “Tüyler ürpertici”.

er

R: Siz ikinizin ramen yediği sahne çok doğaldı. Doğaçlama mıydı?

PSH: Evet, doğaçlamaydı. İlk yarısında replikler vardı ama yönetmen biz repliklerimizi bitirdikten sonra “cut” demedi. Kamera da hala bizi çekiyordu. Bu yüzden ben ona yumurta yedirdim ve söyledim ki, “Sen bu yumurtayı yersin” ve rol yapmaya devam ettik.

R: Senin 100. yıl performansı için şarkı  söylerken ağladığın sahnede duygulandım.

PSH: O zaman duygusal olarak çok çalışmaktan bitkin düşmüştüm ve başka şeyleri düşünemiyordum. Çekimde gözyaşlarım doğal olarak aktılar.

tumblr_lnid1rDqgk1qauajd

R: Setteyken çekimler başlar başlamaz senin ağlamaya başladığını gördüm. Sen çok iyi ağlayabiliyorsun. Ama ağlama rolü yapmakta iyi değilim diyorsun.

PSH: Çocukken rol yapmaya başladım ama o zaman duygusal sahneleri nasıl iyi ifade edebileceğimi bilmiyordum. Yönetmenin bana söylediklerini yapsam ya da kendi kendime düşünsem de fayda etmiyordu, iyi yapamıyordum. Yaşımdan daha büyük roller oynamaya eğimli oldum. Ama aşkın efkarını ya da sevdiğin birini kaybetmenin verdiği üzüntüyü bilmiyordum. Bir yandan da aktörlerin güzelce ağlaması gerekiyordu, bu da çok zor bir şeydi. Ben sıkça yönetmenlerden bu yüzden azar işittim. Böylece bu bende bir travma halini aldı. Üzerimde ki ruhsal baskı şöyleydi, “İyi ağlamam gerek”. Tahmin ediyorum ki son zamanlarda “Shin Hye ağlamakta iyi” deniliyor. Ama aslında çekim günü ağlama sahnesi ile karşılaştığımda tüm gün bunu düşünerek çok zor zaman geçiririm. Daima şakacı olan Yong Hwa bile, o günlerde benimle uğraşmaz.

R: Gyu Won ilk başta Lee Shin’i sevmiyordu. Daha sonra onu şarkı söylerken gördükten sonra sevmeye başladı. Sen de aniden aşık olur musun ya da birisini çekici bulur musun?

PSH: Birisinin gözlerinin içine baktığım zaman oluyor. Sanırım. Gözlerdeki bakış olabilir? Ben şimdi sizinle de yüz yüze konuşuyorum ve sanırım bu çok önemli. Birbirimizle empati kurmak zor, değil mi? Sanırım şaşırtıcı bir şekilde insanların gözlerine bakmadan konuşan çok fazla var. Utandıklarından değil ama buna alışkın değiller sanırım. Ama ben insanların gözlerine bakarak konuşmayı severim bu yüzden benim için gözler önemlidir.

R: Sanırım 20’li yaşların başındaki kızların görünümüyle ilgilenmesi normal.

PSH: Ben gözleriyle gülen ve gülüşü güzel olan insanları beğeniyorum. Böyle bir erkekle karşılaşmak istiyorum. Şey, sanırım bunun için yeterince büyüdüm ama karşılaşamadım…

2wew

R: “Rüzgar çiçekleri” grubu arasındaki iletişim çok doğal görünüyordu. Siz kızlar gerçek hayatta da yakın mısınız?

PSH: Gruptaki üstlerim benden daha büyüklerdi. Bu yüzden bana şefkatlice davrandılar. Onlar beni çok destekleyip ilgi gösterdiler. Ben hala Im Se Mi üstümle görüşüyorum. Ve biz öğle yemeği kutularımızla hayvanat bahçesine gitmeye karar verdik!:)

R:  Gyu Won’un okuldaki modası; uzun etek, lastik pabuç ve sırt çantası popüler oldu. Sen bu tarza ait fikirlere katkı sağladın mı?

PSH: Stilistler fikirleri buldular, bense onlara katıldım. Amacımız, “Gerçek üniversiteli kızlar arasında görülmemiş bir imaj yaratmaktı”. Bu yüzden dizide yüksek topuklu giymedim. Yüksek topuklu giyip gayageum ile koşmak imkansız değil mi? Ben onlara yüksek topuklu yerine uzun etek ve düz ayakkabı giymeyi tercih edeceğimi, bugünlerde kızların öyle giyinmediğini söyledim. Dizinin başlarında insanlar merak ediyordu, “Shin Hye neden böyle kıyafetler giyiyor?” Bununla birlikte yavaşça ilgileri arttı ve sonunda okullu kızlar Gyu Won’un modasın taklit ettiler.

R: Dizinin sonunda uzun saçla göründün. Ve bu da senin fikrindi  değil mi?

PSH: Ben zamanın geçtiğini göstermek istedim. Bu yüzden saç stilimi değiştirmenin daha iyi olabileceğini düşündüm. Başında Gyu Won kısa dalgalı saçlarıyla neşeli bir imaja sahipti ama ben 1 yıl sonra onu daha olgun yapmak istedim. Shin için özlem dolu hisleri vardı ve bir yıl kadar zaman geçmişti. Bu yüzden saçımın uzunluğunu değiştirmeye karar verdim.

R: Dizi çekimi esnasında kaza yaptığın için senin hakkında endişelendim. Sen kazadan bir kaç gün sonra sete döndün ama senin için çok zor olduğuna inanıyorum.

PSH: Ben şöyle hissetmiştim, “Kazadan öncekinden ne kadar da farklı”. Sıkıntılı zamanlardı. Biraz hareket etsem ağrılarım şiddetleniyordu ve bedenim çok çabuk yoruluyordu. Kaza olmadan önce arabada bacak bacak üstüne oturduğum için bütün darbeyi diz kapaklarıma almıştım. Çok ayakta kalırsam ya da fazla çalışırsam ayaklarım şişiyordu. Morarmalar bir süre geçmedi. Bu yüzden uzun etekler giymem gerekiyordu. Gyu Won’un modası temel olarak uzun etekti ama kazadan önce ara sıra elbise de giyiyordum. Kazadan haberi olmayan insanlar merak ettiler, “Neden o sıcak yaz gününde her zaman uzun etek giyiyor?” diye.

R: Seni cesaretlendiren hayranlar olduğuna inanıyorum.

PSH: İzleyiciler ve hayranlardan çok fazla neşe doldum. Ve set ekibi de çok destek verdi. Doğrudan iletişimde olduğum insanlar setteki yönetmen ve elemanlardı. Onlar benimle çok ilgilendiler bu yüzden onlara çok minnettarım. Ağlama sahnelerinin sayısı dizinin sonlarında artmıştı. Sette tüm gün ağlama sahnesi çekmek zorunda olduğum bir gün vardı. Ve ekip elemanları çok uzun sürmemesi için her şeyi çok iyi hazırlamışlardı.

R: Sıcaklıklardan dolayı çok sıkıntı çekmiş olmalısın.

PSH: Çalıştığım dizi ve filmler, kışın başlıyor ilkbaharda bitiyor ya da sonbaharda başlıyor kışın bitiyordu. ‘Cyrano Ajansı’ Mart’ta çekilmeye başladı ve Mayıs’da bitti. Yani sıcak yaz ayı gelmeden bitiyordu. Ama bu benim yaz ayındaki ilk çekimimdi. “Yaz da çok zormuş!” diye düşündüm. Yaz ayında gündüz sahnelerini uzunca çekebilmek iyi bir şey ama sıcaklık çok fena!

R: Setteki ortamın gerçekten çok iyi olduğunu duydum. Nedenleri neydi?

PSH: Sadece kendini düşünen kimse yoktu. İnsanlar kendi avantajlarını ve dezavantajlarını çok düşünürlerse işler iyi gitmez. Ama dizideki herkes kendinden çok başkasını düşünüyordu. Kişisel meselelerimiz olduğunda bile acısını diğerlerinden çıkarmaya çalışmıyorduk. Dizinin ortasında genç aktörler yer aldığı için bizim üst ast ilişkimiz olsaydı her şey daha zor olabilirdi. Song Chang Ui üstüm, So Yi Hyun üstüm ve diğer her ekip elemanı bize arka çıktı ve yol gösterdi. Sanırım bu üstler için de çok zor ama onlar sessizce çok çalıştılar. Bütün ekip çekimin ilk gününden itibaren çok arkadaş canlısıydı. Genellikle ilk buluşmalar tuhaf olur. Ama şaşkınlıkla ben çekimin ilk günü gidip herkese günaydın dediğimde onlar bana samimi olarak geri döndüler. İşte o anda “Bu dizinin ortamı farklı!” dedim.

4bgb

R: Diziyi beğenmemiz için bizlere ne söylemek istersin?

PSH: İlk olarak çok taze ve dinlendirici. Dizinin daha gerçekçi, size daha çok hayal kurdurması ve daha heyecanlı olması onu ‘You are beautiful’dan farklı kılıyor. Sanırım herkesin ilk aşkına dair anısı vardır. Dizide ki bu yön sizi anılarınıza götürebilir. Sıklıkla kullanılan bir ifade vardır, “İzleyiciler karakterler hükmeder” diye yani izleyiciler dizideki karakterlere kendileriymiş gibi yaklaşırlar. Dizinin olmasını istediğim hali de bu sanırım.

R: ‘You are beautiful’dan sonra senin ünün Asya’da çok artış gösterdi. Ve şimdilerde “Gelecek Neslin Hallyu Kraliçesi” olarak adlandırılıyorsun. Ünün hakkında ne hissediyorsun?

PSH: Dürüst olmak gerekirse, henüz gerçek hislerim yok. Çünkü kendi hayran buluşmalarım ya da bunun gibi bir şeyleri düzenlemiş değilim. Bununla birlikte Gana’ya gönüllü olarak gittiğimde Dubai tarafından geçmiştim. Orada beni tanıyan bir kaç insan olmuştu. Bu beni hayrete düşürdü. Twitter gibi sosyal ağlar kullanarak Singapur’da hayranlarım olduğunu biliyordum ama Dubai’de olacağını hiç hayal etmemiştim. ‘You are beautiful’un ne kadar büyük bir etkisi olduğunu fark ettim.

R: Çıkışından beri çok değişime uğradın. Gelecekte göstermek istediğin ne çeşit figürler var?

PSH: Şey, bu çeşit soruları duyunca biraz garip hissediyorum. Hiç özel bir yönüm yok. Sadece olmasına izin veririm ve doğal figürler göstermek isterim. Çocuk aktörden olgun bir aktrise doğal olarak dönüştüğümün söylenmesinden çok memnunum. Sanırım büyürken çok fazla rol yapmaya çalışmasaydım daha iyi olabilirdi. Bana uyan işleri seçmeye devam etmek istiyorum. Aksiyon, gerilim, melodram denemek istiyorum ama kolay değil. Bu yüzden zamana yayıp meydan okuyacağım.

photo173354

R: 47. Baeksang sanat ödüllerinde popülarite ödülünü kazandın.

PSH: Online oylamalar başlar başlamaz hayranlarımın benim için durmaksızın oy verdiklerini duydum. Hayranlarıma çok minnettarım ve onlara teşekkür borçlu da hissediyorum. Dizinin çekimleri bitene dek herkesle buluşmak için elimden geleni yapacağım.

R: Sen ödül töreninde Yong Hwa’dan bir çiçek buketi aldın ve dedikodular başladı.

PSH: Yong Hwa benim çok iyi bir arkadaşım. Ödül töreninden sonra o bana dedi ki, “Törende bir aktörden buket alan tek aktris sendin”. O beni çok destekliyor. Her ikimiz de A kan grubuyuz bu yüzden birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Çok yakın arkadaş olabiliriz ama sevgili olamayız. Haha. Keun Suk oppa ile de sadece çok yakın arkadaşız. İnanın ya da inanmayın bu size kalmış…

R: Birlikte çalışmak istediğin bir aktör.

PSH: Şüphesiz Won Bin üstüm. Onun filmi ‘The Man From Nowhere’ izledikten sonra, başka bir aktörü gözüm görmedi. “O çok yakışıklı” diye düşündüm, haha. Ben ünlüler yüzünden kendini kaybeden ergen bir kız gibiyim. Onunla filmde rol almayı isterim.

R: Senin ideal tipin.

PSH: Azimli olan birisinden hoşlanırım. Kararlı ve aynı zamanda çok ilgili ve düşünceli. Hem abim hem de babamın boyları 180 cm’in üstünde bu yüzden uzun boylu insanları beğenirim.

R: Doğal güzellik.

PSH: Ben burun ve çene bölgeme estetik ameliyat yaptırmayı düşündüm. Hatta bana yakın olan bazı insanlar enjeksiyonu önerdi. Ama sonunda dış görünüşüme karşı birtakım hisler geliştirdim. Şimdi doğal görünümümden memnunum ve tekrar estetik olmayı hiç düşünmedim.

3df

 R: Park Shin Hye için Lee Seung Hwan…?

PSH: O benim çıkış yapmamı sağlayan insan. 6. sınıftan beri ona çok saygı duydum. Elemeler boyunca o sormuştu, “Senin en sevdiğin şarkıcı kim ve en sevdiğin şarkı?” Ben de şöyle cevaplamıştım, “Kangta oppa’nın Polaris’i” O zamanlar Lee Seung Hwan kim olduğu hakkında fikrim yoktu. Lee Seung Hwan üstüm şirketiyle anlaşması sona erdirdikten sonra ‘Dream Factory’ şirketini bıraktım. Bıraktığımda o bana dedi ki, ” Daha büyük bir dünyaya git ve daha çok şey gör, öğren”. Bunu söyledikten sonra göz yaşları yüzünde süzülmüştü. Ben çok duygulanmıştım.

Kaynak: @ozbussi

Çeviri: veritaserum@PSHTurkey

BLOGDAN YAZI CIKARMAK YASAKTIR!!!

Reklamlar

2 thoughts on “Park Shin Hye Heartstrings Sonrası Röportajı

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s